
Hakverirsiniz ki evli bir bayanım ve siparişlerden dolayı da; artık yorumlara tek tek e-posta ile dönemeyecek hale geldim. Bu nedenle vakit buldukça yorum bırakan arkadaşlardan blogu olanları bloglarından ziyaret edeceğim, blogu olmayanlara da ara ara e-posta ile döneceğim. Öncelikli olanlar sorulan sorulara yönelik olacak. ♥ Beni mazur görüp anlayışınızı esirgememenizi rica ederim. ♥ Öncelikle e-postalarınızla, mesajlarınızla, telefonla arayanlara, izleyenlere çok teşekkür ederim. Tüm gün bana eşlik eden güzel resimleri çeken komşum ve dostum olan ♥ Defne’me ( Defne’yi de evlendiriyoruz, kına organizasyonundan, niha ve ev dekoruna kadar bana teslim ettiği için de ayrıca teşekkür ederim.) ve televizyondan çekip bana yollayan yeni arkadaşım gelecekteki dostum olacağına emin olduğum sevgili ♥ Neslihan Duysak’a da ayrıca teşekkür ederim. Şimdilik sadece resimler, ama bu hafta içi benim minik şekerim ♥ Bilun’um bana oturmaya gelecek ve televizyondan kayıt ettiği cdyide getirince videoları ekleyeceğim.
Diğer kanallara çıktığımda olduğu gibi her zaman ki gibi yarı değerli taşlı yusufcuklu bilekiklerimden hediye ettim ama daha sonrasında sabahın 9:00′dan 3:30′a kadar aç kaldığımız için (ki buna çok şaşırdım Nergis Kumbasar bizzat Eda hanımcığıma da ikram edin) diye ilgilenmişti! aracın bize evimize getirmesi ile Defne ile yemek yedik. Ve konuşma esnasında çıfıt çarşımı dökmem istendi, sipariş olarak yaptığım takıların hepsini Mustafa bey aldı, buradan kendisine de teşekkür ederim. Yani bu durumda ben bir iki hafta daha siparişlere boğulmak durumundayım.
Hani sizlere bahsediyorum ya hayalim mağaza açmak diye, ancak bu çok meşaketli bir iş. Hava parası, vs bir sürü şey var. Bakalım zaman ne gösterir bilemem ama sanal mağaza da açmak taraftarı hiç değilim. Hem mağaza açarsam www.edasuner.com‘la hayatta ilgilenemem. Neyse ufukta güzel projeler var bunu belirtmek isterim. Sizler şimdi beni aileden gördüğünüz için merak edersiniz, bende sizleri aileden gördüğüm için nazarı da es geçerek Küresel Bakışla Nazar Nedir? yazıyorum. Daha yurtiçine açılamadan yurtdışına açılıyorum. Yurtdışında bir mağazada satılması durumu var ancak daha anlaşma aşamasındayız. Herneyse fantik Fenerli biri olarak Fenerbahçe Chelsea mağduru oldum. Yayının 12 dakikası kesildi, son dakika gelen bu haber nedeni ile reklamlar uzadı ve şimdi blogumda siyasi olaylara girmek istemediğimden bugün olan son dakika haberi nedeni ile de uzun süre ayıramadılar. Yapımcı, yönetmen, program koordinatörü bayanlar ve Yasemin hanım şekeri hafta içi beni yine konuk etmek istediklerini ilettiler. Bu aralar yoğun olduğumu müsait olacağımda haber vereceğimi ilettim.
Yüzüm eskimesin değil mi dostlar
Ancak arkadaşlar HEP BANA RAB BANA bir kişilik olmadığımdan sizlere de faydam olsun istedim. İzninizle Edi kendimi halkın menajeri ilan edebülürmüü hemide para almak yok söz? Neyse Blogunuz olsa da olmasa da SİZLER DE ATV YADA SHOW TVDE ÇIKMAK İSTERSENİZ bana yorumdan gerçek e-postalarınızla ulaşın sizlere gerekli irtibatı sağlayacağım. Şimdi resimler ve diyaloglarla sizi başbaşa bırakıyorum.
Bu arada ♥ Nazo’m da duymuş hatta çok şık bir zincir kolye yapmış yazısında da belirtmiş siz de dikkat ettiniz mi bilmem ama beraber geldiğimiz hatta Dedemin bu kitabını okumuş olan ve güzel övgülerle bahseden bejli şık giyimli zarif yazar Asuman hanım “Eda’ya en içten sevgilerimle.” diye kitabını imzalamış olmasına rağmen bana sürekli Seda hanım dedi! Ve aynen Nazo’munda dediği gibi ben “Seda değil Eda” diye düzeltsem de başarılı olamadım. Eda oldu Seda…
EKLEME: Yazar Asuman hanım’dan aşağıda yorum alanıma yorum geldi arkadaşlar sizlerinde gözünden kaçmasın diye bu yazıma da ekliyorum.
Sevgili Eda,
Sitenizin renkliliği ve enerjisi aynen takılarınız gibi insana mutluluk veriyor. Sizi tekrar kutluyor ve yaşam dolu yüreğinize sevgilerimi gönderiyorum. Yayın süresince ve daha sonra size sürekli “Seda” dediğimi okuyunca ne kadar üzüldüğümü anlatamam. Oysa, insanların isimlerinin doğru söylenmesi konusunda çok dikkatli olduğunu sanıyordum. Sizden özür diliyor ve bundan böyle güzel isminizi asla unutamayacağımı bilmenizi istiyorum.Umarım affetmişsinizdir… Hediye ettiğiniz zarif bilekliğin hâlâ bileğimde takılı olduğunu söylemeliyim. Benden övgüyle söz edişiniz ve sevgi dolu anlatımınız için teşekkür ediyor, çok değerli dedenize ve ailenize sevgi ve saygılarımı iletmenizi rica ediyorum. Her zaman sevgiyle ve başarıyla kalın… Asuman Tümer
Evet saçlarımı sonunda boyattım. Bu düzelmiş hali resmen platindi, Ömi bey geldi kuaföre herkes şok tabii ki. Talimat verdi, tüm Norm Kuaför ekibi ve ben hayretle Ömi’yi dinledik. “Cennet Mahallesi’nde ki gibi olmasın, diplerde ki turunculuk yerine kahve sürün, önleri parlak sarı olsun, zaten zamanla dipler 10 parmak çıkınca daha da doğal olur, 5-10 yıkamada renk özdeşleşir demez mi!!!”
Tek kelime ile bu konuda ipleri ona verdim. Nasıl olsa kökü bende. Gerçi benim içime pek sinmese de sizler şimdiden beğendiğinizi bana yazmışsınız. Bunun için de
Sabah çekim öncesi çıfıt çarşımı hazırlarken. Şu arkadaki beyaz sandalyenin yeşiline de Nergis Kumbasar’ın programında oturmuştum. Bar sandalyelerine özenip de evinize sakın almayın. İnsanın beli tutuluyor o kadar rahatsız ki. Yanındaki kırmızı da topuklu bayan ayakkabısı şeklinde korkunç birşeydi görmeniz lazım tek kelime ile bana göre tasarımın yüz karası.

Hem verev oturmak durumda kalıyorsunuz, hem güzel gözüksün diye saçım tokalanmıyor, hemde ıncık bıncık minicik boncukları yapmaya çalışmak nedeni ile sizden bazıları yüzünü net göremedik diye sinir olmuş. Ne yapayım arkadaşlar bende oldum ama şartlar bu…


İzleyenler bilir en başta Berna Laçin “Bugün burada olay var olay 1,5 dakika takı” diye tanıttı beni bu Necla’mın da çok hoşuma gitmiş, (anımsarsanız Necla hatunumun marifeti de burada) hatta beni izlerken hassas dostum ağlamış. Canım benim ya sen ne duygusal kadınsın.♥ Seni de ikizleri de öperim. Resmen blogumu hepinize ait gibi hissediyorum, kocaman bir aile olduk. Samimiyeti, sevgiyi, sanatı seven tüm insanların başımın üstünde yeri var.

Ve öğretmenlerimle ödev aşamasındayım. Şaka bir yana Neşe Erberk’de
pembe quartz bilekliği beğenerek taktı.


Asuman hanım yazımın üst kısmında bahsettiğim zarif bayan bana Seda diyen, saçlarımız yapılırken bana kitabını imzalamıştı bende ona kemik ekru tonda kıyafetine uygun olan bileklik hediye ettim. Saçlar nasıl ama Asuman hanımında benimde yüzler kapanıyor malum.

Berna Laçin’in beğendiği hediye ettiğim turkuaz tonlu firuze taşlı bileklik diğer bileğinde de pembe turkuaz olanı var ama kadeh gelmiş önüne. Nasılda kaynaşmış Edi anında dayanmışım Berna hanıma ay valla pes bana insan bu kadar da sırnaşık olurmu ya. Bakın bakın resmen omuzdan ve belden yaslanmışım ay hem gülüyorum hem çok ayıpladım kendimi. Hihihi… Yandaki bayanı da yeni farkettim. Canım benim ya kıyamam nasılda göz süzmüş, abla sen kimsin bilmiyorum ama söz birdaha gelirsem bizzat sana şık kesesi ile hediye edeceğim.

Ve çekim sonrası Neşe Erberk’le, Berna Hanım’da arkada lavaboya su dökerken.

Bir zamanlar Cumhuriyet Gazetsinde yöneticilik yapmış olan, yazar Asuman Tümer ile… Çok sıcak bir bayandı, giyimi, kolyesi çok şıkdı. Kendisi canlı yayında da söyledi 53 yaşındaymış, maşallah ne kadar güzel korumuş fiziğini. Reklam olur diye demedi ama bana bahsetmişti Tiffany modelinden yapmış kolyeyi. Gerçekten özgündü. Kendisine de; bana ve dedeme ettiği iltifatlar için çok teşekkür ederim. Saçımın kesimini ve rengini sordu. Ayrıca “Sizin takılarınız ne kadar farklı ve elit duruyor dedi sağolsun.” insanın kanı birine kaynayınca Seda desede kızmıyor ama bende canlı yayında boş bulunup Seda değil Eda diyiverdim işte… Kıl mıyım neyim?

Ve Nesliciğin televizyondan çektiği kareler. Bu ilk olanı çok sevdim, en güzel bunda çıkmışım sanki. Berna hanımın elini omzuma koyduğu bu sahnede “Bugün burada olay var olay 1,5 dakika takı” dediği an.

Berna Laçin’in bileğinin ölçüsünü alan Eda Suner. Parmakların ne kadar
uzun derlerdi de, nasıl yani ya parmak işte derdim. Ama cidden uzun olsaymış!

Ve çıfıt çarşımdan bir iki kare.


Bu yeşil yapraklar Ömi’m askerdeyken iş yerime gönderdiği çiçekten.
Plastik yaprakları Edi küpe yaptı.


Program öncesi uzun uzun yayıyorsun herşeyi sonra dışarıda şoför bey eve bırakmak için beklediğinden direk boca ediyorsun ve tüm boncukları ayırmak saatlerini alıyor. Resmen alıştım arkadaşlar, bir an önce geçsin de eve gideyim oluyor insan. Eve gelince de; 9 yuvarlak makyaj pamuğu ve 4 adet makyaj mendili ile nefes alacak hale geliyorsun. Hani siz hep diyorsunuz ya; “Yakında kendi programında olur.” diye yok anacım kalsın ne cilt dayanır ne beden, hem malum ben 11:00′den aşağı uyanmıyorum. Şu an da saat sabah 05:00 gözümden uyku akıyor sizler merak ettiniz diye üşenmedim yazdım.
Cumartesi akşamı anneannemlerle, annemleri davet ettik, Pazar’da Ömer’in Koreli arkadaşları yemeğe alacağız bittim kısacası…
Aynen bu gözlerle yemek yapacağım kesin. Ayrıca bileklikleri yapmam lazım bu hafta en az bir parti yetişmek durumunda… Çok yorgunum çok.. İşte böyle danımmm tostlarımmm birgün daha bitmiş oldu…Böylece 6. kez televizyona çıkmış oldum… Mor babet ve mor kemeri de süsledim vakit olur da şayet, ben yıkılmazsam bu tempoya ve yaparsam onu da yazacağım.
Dip Not: Üzerimdeki kolyeyi sormuşsunuz, bu kolyeyi teyzem atıyordu hiçbirşeyle uymuyor diye ben biraz kısalttım ve kahve, turkuazla giyince tabii teyzem tarafımdan da değere bindi. Ben yapmadım ama çekmeceye tıkılmasını engellemiş oldum.
Atv’ye götürdüklerimden yazmış olduklarım.


